Home BİLİYOR MUSUN? İLK ÇAĞ UZAY ARAŞTIRMALARI
BİLİYOR MUSUN? - 13 Ağustos 2021

İLK ÇAĞ UZAY ARAŞTIRMALARI

"İlkçağ uzay araştırmaları aslında günümüzde yapılan uzay araçların temellerinin atılmasına yardımcı olmuştur."

Uzay araştırmaların başlangıcı zaman üzerine olmuştur. Antik Mısır’da gündüz ve gece saatlerini belirmek için Güneş ve ay saatlerini için kullanmışlardır. Güneş doğduktan sonra güneş saatini battıktan sonra su saatini kullanılıyordu. Güneş saatinin kullanım yöntemi dik bir çubuk kullanırken düşen gölgeye göre zaman belirleniyordu. Su saat ise kum saati gibi kullanıyordu. Düşen su damlaya göre yapılıyordu.

Antik Yunan’da ise felsefeye başlayan uzay merakı çeşitli araştırmalarla ileri çıkmıştır. Antik Yunan’da uzay araştırmaları ilk defa modellenmiştir. Bu modeller çoğunlukla günümüzde ki gibi güneş temelli değil insan temelli olmuştur. Gezegenler ve güneş, Dünya’nın etrafında dönmektedir görüşü ortaya çıkmıştır. Ünlü matematikçi Pisagor matematiği uzay araştırmalarında kullanmıştır. Pisagor’a göre Dünya hiçbir destek almadan evrenin merkezinde bulunuyordu.

ARİSTOTELES’IN MODELLEMESİNİN TEMELİ

Antik Yunan matematikçisi Eudoxus evrenin bir sistem olduğunu savunmuştur. Eudoxus’un sistemi günümüz sisteminden farklıdır. Eudoxus, gezegenleri bazen ileri bazen geri gidiyormuş şeklinde modellemiştir. Dünya modeli ve yıldızlar doğru konumlandırılmıştır. Bu yüzden çağa göre bu model çok önemlidir. Euxdoxus, Aristoteles’in modellenmesinin temelini atmıştır. Aristoteles modellenmesine Dünya’yı ve diğer tüm gezegenleri mükemmel bir göre modellemiştir. Evrenin bir sonu olduğunu düşünüyordu. Bu modelde güneş hareketli Dünya ise sabit bir şekilde durmaktadır.

Antik Yunan’da Güneş merkezli modelini alıp onun hakkında araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Herakleides modelinde Güneş yine Dünya’nın etrafında dönüyordu ama Merkür ve Venüs, Güneş’in etrafında dönüyordu. Aristarkus, iki şehir arasında Güneş vurmasından ortaya çıkmasından Dünya’nın çevresini hesaplamaya çalışmıştır. Hesaplamaları her ne kadar hatalı olsa da çabası taktir edilesidir.

İlk çağ Anadolu uygarlıkları tüm bilim dalları olduğu gibi uzayla ile de ilgilenmiştir. Bu araştırmalar görünen cisimler üzerine olmuştur. Görünen cisimlerin değişimleri üzerine araştırmalar yapılmıştır. Sümer ve Babillerin belgelerinde uzayla ile ilgili pek çok bilgi bulunmuştur. Gezegenlerin hareketleriyle notlar almışlardır. Bu notlar tablet üzerine yazılmıştır. Ay ve Güneş’in hareketleri, gezegen ve yıldızların durumu bu tabletlere yazılmıştır. Ayrıca notlarda tutulma tarihleri de not almıştır.

TAKIM YILDIZI KAVRAMI

Babilliler gök cisimlerine bakarak kehanetler yazmışlardır. Babilliler ayrıca yıldızları kümelere ayırmıştır. Böylelikle takım yıldızı kavramı ortaya çıkmıştır. Babilliler 60 sayısı esas alarak dakika ve saniye sistemi gelişti. Sümerliler ayrıca gezegenleri gelecekten haber almak için kullanmışlardır. Sümerlilere göre gökyüzü geleceği gösterir. Yıldızlar insanları etkilemektedir. Merkür, Satürn, Mars, Jüpiter, Venüs gezegenlerini kendilerine göre adlandırmışlardır. Gezegenleri yol gösterici olarak belirlemişlerdir. Gezegenlerin her biri farklı anlam taşıyordu. Jüpiter uğurdu, Mars ise komşu ülkeler için uğurlu gezegendi. Merkür veliahtlar için önemliydi. Satürn adaleti temsil ediyordu. Venüs sevgi, barış ve savaşın temsilciydi.

Petra Antik Kenti, Güneş’e büyük önem koymuşlardır. Bazı binalarını mimarisini buna göre ayarlamışlardır. Önemli günlerde Güneş bu binalara vuruyordur.

MAYA TAKVİMİ

Mayalar, Güneş hareketlerinden yola çıkarak kendilerine bir takvim yapmışlardır. Bu takvim 2012 tarihinde son bulmuştur. Bir başka takvim yapan uygarlık ise Mısırlılar olmuştur. Mısırların takvimi 29 veya 30 günden oluşan 12 ayı bir yıl kabul eden bir takvimdi. Bu takvimde bir yıl 354 olarak kabul ediliyordu. Mısırlılar günü 12 saatlik 2 dilime bölmüşlerdir.

Eski çağlarda astronomi ile ilgilenen bir başka medeniyet ise Çin’dir. Çinliler ilk yıldız kataloğunu yapan ülkedir.

BAĞLANTILI HABER VE MAKALELER: BİLİM KURGU VEYA GELECEK: UZAY MUHASEBESİ

ANTİK DÜNYA’NIN İKİDEN FAZLA KUTBU VARMIŞ!

TÜRKİYE’NİN UZAY VE HAVACILIK MERKEZİ DATÇA MI OLACAK?