Ana sayfa BİLİYOR MUSUN? OSMANLI DÖNEMİ KARANTİNA MERKEZİ: TAHAFFUZHÂNE
BİLİYOR MUSUN? - 29 Mart 2020

OSMANLI DÖNEMİ KARANTİNA MERKEZİ: TAHAFFUZHÂNE

Koronavirüs nedeniyle eve kapandık. Haydi bu pazar tarihe bakalım: Osmanlı döneminin ilk karantina merkezlerinden biri İstanbul Tuzla’daydı.

Bütün Dünya’yı etkisi altına alan yeni koronavirüs salgını; karantina uygulamalarını da gündeme taşıdı. Dünyanın çeşitli dönemlerinde yapılan karantina uygulamalarının Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemlerinde bilinen ilk örnekleri ise İstanbul Tuzla ve İzmir Urla’da bulunuyor. Tahaffuzhâne ismiyle anılan bu merkezlerden “Tuzla Tahaffuzhanesi”, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi’nin bulunduğu Tuzla liman bölgesinde yer alıyor.
Tuzla Tahaffuzhanesi.
Yapımını Fransızların üstlendiği tahaffuzhâne, 1892 yılında tamamlanmış; veba, kolera gibi dönemin küresel salgınlarına karşı kapsamlı bir hastane olarak hizmet vermiştir.

“MÜBADELE YILLARINDA KULLANILDI”

İTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Öğr. Gör. Dr. Sinan Çakır; 19 yüzyılda bütün dünyayı etkileyen kolera, veba, tifo, tifüs, çiçek, sarıhumma, lekeli humma gibi salgın hastalıkların yayılmasını önlemek için Osmanlı Dönemi’nde İstanbul Tuzla’da ve İzmir Urla’da karantina işlevi görecek iki tahaffuzhâne (Karantina merkezi) kurulduğunu söyledi. Dr. Sinan Çakır şöyle konuştu:
Dr. Sinan Çakır anlattı.
“Tuzla Yerleşkemiz tarihi bir geçmişe sahip. Tuzla Tahaffuzhânesi Yunanistan’dan ve Bulgaristan’dan göç eden vatandaşlarımızın ilk ayak bastığı yer olmuş. Lozan mübadillerinin değişim kararı neticesinde gelen vatandaşlarımızın sağlık sorunları burada çözülmüş ve sağlıklı olanlar buradan Anadolu’ya yerleştirilmiş.”

SPACEMAG TÜRKİYE’NİN FACEBOOK SAYFASINI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN.

TUZLA, HASTANE GİBİ HİZMET VERDİ

İTÜ Denizcilik Fakültesinin bulunduğu Tuzla liman bölgesinin, 1890’dan 1935’e kadar tahaffuzhâne olarak hizmet verdiğini hatırlatan Dr. Çakır “O dönemde en korkulan salgınlarına yol açan veba ve kolera gibi hastalıkları taşıdığından şüphelenilen gemilerin yolcu ve mürettebatları, karaya ayak basmadan tahaffuzhânelerde muayene ediliyor ve dönemin uygulaması gereği topluca ilaçlanıyordu” ifadelerini kullandı ve ekledi:
Tuzla Tahaffuzhanesi.
“Sadece hastalık belirtisi göstermeyenlerin İstanbul’a giriş yapmasına izin veriliyordu. Eğer hastalık belirtisi söz konusu ise 14 gün karantina süresi sonunda hastalığın görülmemesi ya da geçmesi durumunda kişilerin İstanbul’a giriş yapmalarına izin veriliyordu. Bu bölge o dönem, hastane gibi işlev gören merkezlerden biri olarak tarihe geçmiştir.”

DÖNEMİN İLK ÇAMAŞIR MAKİNELERİ

Dönemin en modern teçhizatlarıyla donatılan Tuzla Tahaffuzhanesini Fransızların yaptığını dile getiren Dr. Sinan Çakır, “Dönemin ilk çamaşır makineleri burada kullanıldı. Gelenlerin kıyafetleri, dezenfekte edilmesi amacıyla yıkanmıştı. Merkezde hastaların kişisel temizlikleri için banyo bölümü de bulunuyordu. Tahaffuzhânedeki aletlerin çok teferruatlı olduğu, merkezin yapı olarak son derece aktif bir şekilde kullanıldığı düşünülüyor” dedi.
Tuzla’daki binada, 130 yıllık geçmişi bulunan İTÜ Denizcilik Fakültesİ’ne ilişkin belge, fotoğraf ve eşyalar da sergileniyor.
Tuzla Tahaffuzhanesi çamaşırhanesi.