Ana sayfa UZAYRAZZİ MATRİX’İN ATASI ‘NEUROMANCER’
UZAYRAZZİ - 1 hafta önce

MATRİX’İN ATASI ‘NEUROMANCER’

Bilim kurgu yazarımız Volkan Güven, bu hafta cyberpunk akımını başlatan ve 10 üzerinden 9 not verdiği Neuromancer'ı yazdı.

Koronavirüs yüzünden evde mahsur kaldığımız ve Amerikan filmlerinin birisinin içinde yaşıyormuş gibi hissettiğimiz şu günlerde biraz nostalji yapıp cyberpunk akımını başlatan; Johnny Mnemonic (1985), Matrix (1999) ve Ghost in The Shell’in atası olan ve çıktığı yıl Hugo, Nebula ve Philip K. Dick ödüllerini alan Neuromancer’den (1984) bahsetmek istiyorum.

Kitabın konusu kısaca aşağıdaki gibi:

Neuromancer…
Kitap işverenlerine kazık atmaya çalışan ama bu durum fark edilince, sinir ağı işverenlerce felç edilip bir daha sanal aleme (matrix) giremeyen, zorla emekli edilmiş bir hacker olan Case’in hikayesiyle başlıyor.
Mega şehirlerden birinde artık torbacılıkla hayatını kazanan ve sanal alemden zorla kopartıldığı için intihara meyilli olan Case; günün birinde reddedemeyeceği bir teklif alıyor ve olaylar gelişmeye başlıyor.
Kitap, yeni okuyucular için bir yenilik sunmuyor gibi gözükse de unutmayın ki, 1984 yılında bilgisayar ekranında çıkan “Hello” yazısı bile başlı başına bir bilim kurgu sayıldığı zamanlarda bu kitap yayınlanmıştı ve Berlin Duvarı’nın yıkılmasına daha 5 sene vardı.

BİR BÖLÜMÜ İSTANBUL’DA GEÇİYOR

Esas ilginç olan şeylerden biri de kitabın geleceğe (sanal gerçeklik, internet, bilgisayar ağları ve sibernetik) dair çok isabetli öngörülerde ne yazık ki eski bir eser olsa da bu güzel eserin Türkiye ve Türkçedeki çilesi halen devam etmekte. Hem eski hemde yeni basımlarındaki çok ciddi çeviri hataları bir yana, Matrix filminin yayınlanmasından sonra ismi yayın evi tarafından “Matrix Avcısı” olarak değiştirilerek bir dönem filmin isminden faydalanmak amacıyla piyasaya sunulmuştu.

Benim size tavsiyem bu kitabı yayınlandığı dönemi göz önüne alarak İngilizce okumanızdır. Kitabın bazı bölümlerinin İstanbul’da geçiyor oluşu da yüzünüzü gülümsetecektir. Şaşıracağınızı şimdiden garanti ediyorum.

KAPLAN! KAPLAN!